İzmir Alsancak’ta Yeniden Doğan Sanatın Sembolü, Feniks

Her şey Eski Mısır mitlerinden başladı. Tüm mitlerde olduğu gibi biraz efsane, biraz gerçek ve temelinde de bol miktarda inanç ve ilham ile harmanlandı Feniks’in öyküsü. Yılmamayı, herne olursa olsun vazgeçmemeyi ve küllerinden yeniden var olmayı anlattı insanlığa.

Daha sonra farklı mitolojilerde de yer buldu kendine. Mesela Persler ona Simurg ya da Anka, İslamiyet öncesi Türk Mitolojisi ise Zümrüd-ü Anka adını verdi. Yunan mitolojisinde o kadar büyük bir tuttu ki basılan ilk paraların üzerinde sembol olarak kendine yer buldu.

Feniks, rengarenk tüylü ve altından kızıl bazı efsanelere göre de mor, mavi ya da yeşil bir kuyruğa sahiptir. 500 ile 1000 yıl arası bir yaşam döngüsünün sonuna doğru kendine dallardan bir yuva yapar, yuvayı ateşe verir ve kül olur. Bu küllerden yeni bir Feniks yahut yumurtaları ortaya çıkar, yine yaşamak için doğar. Bazı efsanelere göre Feniks kuşunun çığlığı çok güzel bir şarkı gibidir.

Peki biz neden Feniks Sanat olduk? Çünkü bizim inandığımız şey de tıpkı efsanesinde olduğunu gibi Feniks’in küllerinden yeniden doğma yeteneği olduğudur. Tıpkı sizin gibi, tıpkı bizim gibi… Fakat biz gerçekten yanmak yerine eski alışkanlıklarımızı, ötelediklerimizi ve hayatın sıkıcı rutinini yakarız. Alsancak sanat kursu içerisinde hayallerimizdeki sanat dalına yönelir ve yeniden doğarız. Tıpkı ünlü şair’in dediği gibi “Sen yanmazsan, ben yanmazsam…” Eğer gerçekten aydınlığa çıkmak, ruhumuzu küllerin arasından hayal ettiğimiz şekilde yeniden doğurmak istiyorsak Feniks Sanat Alsancak bunu yapabileceğimiz en doğru yer diye düşündük.

Eğer sizin de içinizde kül olup gitmesini istemediğiniz, aksine en derinlerden tekrar hayata geçirmek için bekleyen bir tutkunuz varsa, herhangi bir enstruman ya da sanat dalı için “keşke” diyorsanız, doğru yerdesiniz. Artık keşkelerinizi ağaç dallarından bir yuvaya atmak ve orada küllerinden sanatla yeniden doğmak için bize katılabilirsiniz.

Peki Feniks Sanat bünyesinde hangi dersler var?